MEDİSLİFE

Çocuk Hastalıkları

Dünya genelinde alerjik hastalıkların yaygınlık göstermesi ile birlikte, alerjileri daha kapsamlı şekilde inceleme isteği ortaya çıkmıştır. Modern standartlarla geliştirilen Moleküler Alerji Testi, alerjileri en ince ayrıntısına kadar inceler, eksiksiz ve güvenilir sonuç verir. Alerjen maddeyi tam olarak saptayan, bileşenlere dayalı ve moleküllerini inceleyen Moleküler Alerji Testi yeni nesil bir alerji testidir. Moleküler Alerji Testi, nanoteknoloji ile geliştirilmiş olup 300 alerjen ve bileşenine bakılmasını ve vucudun alerjik yapısı ile ilgili inceleme yapar.

Çocuk Hastalıkları

Sağlığınızla ilgili tüm süreçlerde her zaman yanınızdayız.

Çocuk cerrahisi

Doğumsal anomaliler olarak bilinen doğum esnasında var olan fiziksel şekil bozuklukların ve pek çok hastalığın tanı ve tedavisi ile çocuk 17 yaşına kadar çocukların tüm cerrahi işlem gerektiren yapısal bozuklukları ile ilgilen cerrahisi bölümdür. Göğüs, jinekoloji, onkoloji, endokrin, sindirim sistemi, travma, karın ve göbek fıtığı cerrahisi başlıca uzmanlık alanıdır.

Çocuk endokrinoloji

Çocuk Endokrinolojisi Kliniği, çocuk ve ergenlerde hormonlara bağlı olarak meydana gelen hastalıklar; büyüme ve gelişim gerilikleri, erken ve geç görülen ergenlik, obezite, adet düzensizlikleri, aşırı tüylenme, kemik hastalığı gibi pek çok farklı hastalığın tanı ve tedavisi ile ilgilenir.

Çocuk Hematolojisi

Kan bilimi anlamına gelen hematoloji, kan ve kemik iliğinin işlevi ve yapısı ile ilgilenen bilim dalıdır . Çocukluk çağında görülen hematolojik hastalıklar yorgunluk, bitkinlik hali, sık tekrarlayan enfeksiyonlar, lenf bezlerinde büyüme, kemik ve eklem ağrıları, kanamalar, kilo problemleri, polisitemia, sarılık, lenfoma, lösemi ve Akdeniz anemisi gibi rahatsızlıkları kapsar. Kemik iliği ve kan nakli gibi transplantasyonlar da bu bölümün hekimlerince gerçekleştirilir.

Çocuk Kardiyolojisi

Çocuk Kardiyoloji Kliniğimizde doğumsal veya sonradan edinilmiş kalp rahatsızlığı bulunan 0-18 yaş arasındaki çocuk hastalara anne karnındaki bebeklere tanı ve tedavi hizmeti sunulmatadır.

Bu bilim dalı, anne karnında yer alan bebekten başlayarak, 18 yaşındaki çocuklara kadar olan bireylerin kalp hastalıklarının tanı ve tedavisi ile ilgilenir. Çocuk kardiyolojisi üfürüm gibi doğumsal olarak tanımlanan konjenital kalp rahatsızlıklarının yanı sıra, edinsel yani sonradan görülen hastalıkların tanı ve tedavisi ile de ilgilenir. Çocuklarda çoğu vakada küçük bir kesi üzerinden yapılan cerrahi müdahaleler ve çocukların hızlı metabolizması sayesinde iyileşme süreci yetişkinlere göre çok daha hızlı olur.

Çocuk Nefrolojisi

0-18 yaş aralığında bulunan bireylerin böbrek ve idrar yolları hastalıklarını çocuk nefrologları, Böbrek ve üriner sistem hastalıkları ile ilgilenen nefroloji dalı; idrar yolu enfeksiyonları, akut böbrek yetmezliği, diyaliz, antenatal hidronefroz, üriner sistem anomalileri, üriner sistem taş hastalığı, vezikoüreteral reflü ve böbrek nakli gibi süreçleri tanı ve tedavilerini kapsamaktadır.

Çocuk Nörolojisi

Pediatrik nöroloji, 0-18 yaş aralığında yer alan bireylerin beyin ve sinir sistemine bağlı hastalıkların tanı ve tedavisi ile ilgilenen , Anne karnında ya da doğum esnasında meydana gelen beyin hasarlanmaları, felç, nörolojik gelişim bozuklukları, ateşli ve ateşsiz havaleler, otizm, baş dönmesi, baş ağrısı, epilepsi, kas hastalıkları gibi pek çok hastalık ile bu bölümün  ilgilenir.

Çocuk Ürolojisi

0-18 yaşına kadar olan kişilerin genital bölge hastalıkları, böbrek ve idrar yollarında bulunan hastalıkların tanı ve tedavisi ile ilgilenen çocuk ürolojisi . Anne karnındaki bebekte tespit edilen böbrek büyümesi olarak bilinen hidronefroz, polikistik böbrek, UPJ ve UVJ darlıkları, mesane enfeksiyonları, peygamber sünneti olarak bilinen hipospadias, inmemiş testis, sünnet, gibi pek çok hastalığın tedavisi ile ilgilenirler.

Çocuk ve Adölesan Sağlığı

Fiziksel gelişimin yanı sıra psikolojik gelişimin oldukça hızlı olduğu 18 yaş altı dönemde meydana gelen hastalıkların tanı ve tedavisi, çocukların psikososyal, sosyal ve öz bakım, ince ve kaba motor becerileri, dil, bilişsel gelişimi gibi pek çok gelişim testi, dikkat testleri de çocuk ve ergen psikiyatrisi bölümü hekimlerince değerlendirilir

DİŞ

Cerrahi

Ağız Diş ve Çene Cerrahisi klinik ve radyografik yöntemler yardımıyla, lokal – genel anestezi veya sedasyon altında ameliyathane ortamında cerrahi işlemlerin yapıldığı bölümdür.

Ağız, diş ve çene bölgesindeki hastalıkların tanı ve tedavisinin yapıldığı birimdir. Diş çekimi, gömülü diş operasyonu, implant, çene kırığı tedavisi, çene tümörü, apse ve kistlerinin saptanması ve tedavisi, protez ve ortodontik tedavi öncesi dokuların düzenlenmesi gibi ağız ve diş sağlığını ilgilendiren pek çok konu çene cerrahisi kapsamındadır. Yanak, damak, dil, dudak gibi yumuşak doku ve dişler, kemikler, eklem olarak sıralayabileceğimiz sert dokuları ilgilendiren her türlü rahatsızlığın teşhisini ve cerrahi tedavisini kapsar.

Endodonti

Endodonti, dişlerde bulunan kök kanallarının tedavisi ile ilgili diş hekimliği dalıdır. Kanal tedavisi lokal anestezi altında yapılır ve hasta ağrı duymaz. Kanal tedavisinde, dişin ağızda görünen kuron kısmından dişin sinir tabakasına (pulpa) bir oyuk (kavite) açılır. Bu oyuktan dişin çene kemiği içindeki kök kısmına girilir. Pulpa dokusu temizlenir, sinirler alınır, kanallar mikroorganizmalardan arındırılır yani dezenfekte edilir ve genişletilir. Tüm bu işlemlerden sonra pulpa odasının içi özel maddelerle kök ucuna kadar doldurulur. Son olarak da dişin kuron kısmına aşınmanın büyüklüğüne göre restorasyon yapılır.

Estetik Diş Hekimliği

  • Diş aralarındaki açıklıkların giderilmesi,
  • Kırılmış ve hasar görmüş dişlerin düzeltilmesi,
  • Küçük, konik, kısa, dönük dişlerin tedavisi,
  • Küçük diş çapraşıklıklarının düzeltilmesi (çapraşıklık büyükse ortodonti tedavisi yapılır),
  • Dişlerde farklı renk tonlarının giderilmesi veya maskelenmesi,
  • Diş beyazlatma,
  • Diş etlerindeki koyu renklenmelerin tedavisi,
  • Gereğinden fazla görünen diş etlerine yönelik çeşitli müdahaleler,
  • Dijital gülüş tasarımı,
  • Dudak hatlarının düzenlenmesi,
  • Kompozit veya porselen lamine uygulamaları,
  • Klasik veya zircon porselen kron köprü protezleri
  • İmplant uygulamaları.
  • Diş Etine Yönelik Estetik Uygulamalar

Diş etlerinin görünümü, ağız ve diş estetiği, özellikle de gülüş açısından önemli bir unsurdur. ‘Pembe estetik’ olarak da anılan estetik diş eti uygulamalarında gereğinden fazla görünen ya da asimetrik diş eti seviyeleri ve diş etinde meydana gelen renk değişimlerine yönelik tedaviler yapılır. Diş etlerine yapılan müdahalelerle diş boylarının uzatılması, koyu renkteki diş etlerinin renginin düzeltilmesi gibi yumuşak dokuya ilişkin işlemler bu kapsamdadır. Günümüzde teknolojik gelişmeler sayesinde, diş etine yönelik cerrahi müdahaleler ve klinik tedaviler eski yöntemlere göre daha kolay ve ağrısızdır, iyileşme süreci de daha kısa sürer.

İmplant

İmplant en basit tanımıyla; çeşitli nedenlerle kaybedilmiş dişlerin yerine, çene kemiğine yerleştirilen yapay diş kökleridir. Eksik dişlerin fonksiyon ve estetiğini tekrar sağlayan implantlar, çene kemiği içine operasyonla yerleştirilen saf titanyum ya da titanyum alaşımlarından yapılmış vida şeklinde metal yapılardır. Tek veya birden fazla diş eksikliğinde uygulanabildiği gibi tamamen dişsiz bir ağızda protez tutuculuğunu sağlamak için de implant yapılabilir.

İmplantın Aşamaları ve Tedavi Süresi

İmplant uygulaması ameliyat ve protez işlemi olmak üzere iki aşamadan oluşur. Dolayısıyla uzman ağız diş ve çene cerrahı ile protez uzmanının uyum içerisinde çalışması çok önemlidir. İmplantın alt yapısı cerrahi operasyonla çene kemiğine yerleştirilir. Hasta aynı gün evine geçici bir dişle gider, hiçbir zaman dişsiz beklemek zorunda kalınmaz. Bunun ardından 2 -6 hafta arasında bekleme süresi vardır. Bu sürede kemik ile implant arasına kemik oluşumu meydana gelir. Üst yapının yapılması yani protez işlemi ise ortalama bir hafta sürer. Son müdahaleler ile tedavi tamamlanır.

Ortodonti diş ve çene bozukluklarının önlenmesi, teşhis ve tedavisi kapsayan alandır.

Çapraşık dişler kişileri rahatsız eden görünümleri, konuşma bozukluğu, ısırma-çiğneme güçlüğü gibi sıkıntılar dışında diş sağlığı açısından da önemli riskler barındırır. Çünkü bu tür diş yapısına sahip kişiler dişlerine ne kadar iyi bakarsa baksın, fırçalarken tam olarak temizleyemediği için çürük ve diş eti gibi rahatsızlıklarla karşılaşabilir. Dolayısıyla estetik kaygıların yanı sıra, ağız hijyeni ve potansiyel ağız ve diş hastalıklarını önlemek bakımından ortodonti tedavileri önemlidir.

Geçmişte bu tür tedaviler sadece çocuk ve ergenlerde uygulanabilirken günümüzde yetişkinlere yönelik tedavi yöntemleri de vardır. Ama çapraşık dişlerin erken yaşta teşhis ve tedavisi çok daha başarılı sonuçlar elde edilmesini sağlar. Bu nedenle çapraşık dişlenme belirtisi gösteren 6-7 yaşındaki çocukların mutlaka bir ortodontiste kontrol ettirilmesi gerekir. Ortodonti tedavileri önemli ve uzun bir süreçte tamamlanabilen tedaviler olduğundan hekim-hasta iletişimi önem kazanır. Ortodonti tedavisi genel olarak ortalama 1,5-2 yıl sürer. Diş teli tedavisi süresi boyunca, hastanın 4 ila 6 hafta gibi periyotlarda hekim kontrolüne gitmesi gerekir. Bu nedenle çocuk ve/veya yetişkin hastaların doktorunu sevmesi, pozitif ilişki içinde olması önemlidir.

Pedodonti

Pedodonti ya da Çocuk Diş Hekimliği 0-14 yaş grubu çocukların süt ve kalıcı dişlerinin sağlığını korumayı ve çürük, travma, kalıtımsal ve benzeri etkenlerden oluşan hastalıkları tedavi etmeyi amaçlayan ana bilim dalıdır. Merkezimizin pedodonti biriminde, çocuklardaki ağız ve diş hastalıklarını tedavi etmenin yanı sıra bu hastalıklardan korunma için birçok yöntem uygulanmaktadır.

Protez

Protez, çeşitli nedenlerle kaybedilmiş, estetik açıdan bozulmuş diş veya dişlerin yerine yapılan yapay dişlerdir. Protez uygulamalarındaki amaç kişinin yüzü ile uyumlu, doğala en yakın, çiğneme ve konuşma işlevini yerine getirebilecek yapay dişler yapmaktır. Dişlerin kaybedilmesi sonucunda yapılan protezler sabit ya da hareketli olabilir. Ağızda kalan dişlerin üzerine yapılan ve hasta tarafından çıkartılamayan kron, köprü gibi protezler sabittir. Hasta  tarafından istenildiği zaman takılıp çıkartılabilen protezlere de hareketli protez denir.

GENETİK

Ağız ve Diş Sağlığı DNA Testi

Sağlığımızın ve bağışıklığımızın temelini diş etlerimiz ve ağız sağlığımız oluşturur. Ağız-diş sağlığı ve bağışıklık arasında sıkı bir bağlantı vardır.

Ağızda oluşan herhangi bir iltihap kan yoluyla vücudumuzun diğer bölgelerine sıçrayabilir. Birçok kronik hastalıkta iyileşmeyen sonuçların nedeninin diş ve ağız sağlığındaki problemlerden kaynaklandığı bilinmektedir. Bu yüzden sağlıklı bir vücut için, en temel işlem ağız sağlığımızı korumaktır.

Beslenme DNA Testi

Kilo vermek ya da almak metabolizma genetik analiziyle artık daha kolay. Çünkü beslenme tarzı beden sağlığıyla doğrudan ilişkilidir. Her insanın beslenme tarzı kendine özgüdür, besin metabolizması da kişiye özel olmalıdır. Bu nedenle herkese verilen diyet programı çoğu zaman istenilen sonucu vermez.

DNA’ nızı inceleyerek diyabet, obezite ve daha birçok beslenmeyle önlenebilecek metabolik hastalığa özel epigenetik ve epimetabolomik programlarla ileri seviye tedavi seçeneği sunuyoruz.

Gebelik DNA Testi

Bu test sağlıklı bir hamilelik ve anne-fetüs sağlığına önem veren anne adaylarına yapılır. Düşük riski bulunan, riskli bir hamilelik geçiren ya da bebeğini sağlıkla kucağına almak isteyen tüm anne adayları için bu testi öneriyoruz. Bir diğer amaç da sadece bireysel sağlık değil; aynı zamanda nesiller boyunca biyolojik dayanaklılığın oluşturulmasına da olanak sağlamaktır.

Anne adayımızın yaşam tarzına önerilerde bulunarak, takviyelerle destekleyerek hamilelik sürecini en iyi şekilde geçirmesini sağlıyor ve bebeğin zihinsel, fiziksel ve duygusal gelişimine katkıda bulunmayı amaçlıyoruz.

Genel Sağlık DNA Testi

Çağımızın en büyük sağlık sorunlarından biri olan kronik hastalık riskinizi öğrenmek ister misiniz? Fonksiyonel genomik analizler yardımıyla diyabet, kanser, felç, inme, ani kalp krizi, erken menopoz, Alzheimer gibi birçok hastalıkta tedbir almak mümkündür. Unutmayın, tedbir tedaviden daha ucuzdur! Aslında biz fonksiyonel genomik teknolojisini kullanarak genç-yaşlı herkese koruyucu bir hekimlik sistemi öneriyoruz. Lütfen, hasta olmadan sağlığımızın kıymetini bilelim.

DNA VARYANTLARINIZA GÖRE BELİRLEYECEĞİNİZ YAŞAM TARZI SİZİ DAHA SAĞLIKLI, MUTLU, HUZURLU VE DİNGİN BİR İNSAN HALİNE GETİRECEKTİR.

Güzellik DNA Testi

Her kadın güzel görünmek ister. Sağlıklı yaşlanmak ve hayat dolu bir yaşamı olmasını arzular. Yaşlanmanın gözle görülür etkilerini azaltmak ve cildinizin ihtiyaçlarını DNA’nıza başvurarak belirlemek en akılcı yollardan biridir.

Cilt hassasiyeti, özellikle yaz dönemlerinde oluşan UV hassasiyeti, güneşlenmeden sonra oluşan lekeler, soluk cilt sorunu, yoğun iş temposundan kaynaklanan cilt problemleri ve saç dökülmeleri sık görülen cilt sorunlarından birkaçıdır. Gen varyantınıza göre güzellik, sağlık, wellness ve kozmetik konularında alacağınız danışmanlık amacınıza daha hızlı ulaşmanıza yardımcı olacaktır.

Hormon DNA Testi

Metabolizma, büyüme, gelişme ve üreme gibi birçok biyolojik olayları hormonlar kontrol eder. Vücudumuzda hormonlar düzenli olarak salgılanmazsa istenmeyen sonuçlara yol açar.
Hormonal dengesizlik sonucu aşırı kıllanma, erken menopoz, tiroit problemleri, adet düzensizliği ve cinsel sağlık sorunları ortaya çıkabilir.

Bu olumsuz durumların nedeni DNA’nızda olabilir. Gen varyantlarınız incelendiğinde bu durumlara yatkınlık ve risk oranı tespit edilebilir. Sonuç raporuna göre size uygun stratejiler geliştiriyoruz.

Nörogenetik DNA Testi

Nörolojik hastalıkların yaklaşık %70’i genetik temellidir. Bu hastalıklara kesin tanı konulmasında genetik testlere başvurulur. Genetik danışmanlar, DNA analiziyle risk faktörlerini tanımlar ve tedaviye destek olmak için öneriler ortaya koyar. Son yıllarda yapılan kalıtsal çalışmalar sayesinde birçok hastalığın temelinde genetik mekanizmaların olduğu anlaşılmıştır.

Alkol, sigara ve uyuşturucu gibi zararlı maddelerin yanı sıra sosyal medya kullanımı da bir bağımlılıktır. Bazı insanlar bu bağımlılıklara diğer insanlara göre daha yatkındır. Bu bağımlılıkların sebepleri arasında sosyalpsikolojik ve en önemlisi genetik faktörler vardır. Bağımlılık testi, ilgili genleri analiz ederek bağımlılık durumunuz ve yatkınlığınız hakkında bilgiler sunarız.

Performans DNA Testi

Doğru stratejiler ile çok daha başarılı bir sporcu olabileceğinizi biliyor muydunuz? Güç, enerji ve dayanıklılığı etkileyen genler incelenerek sakatlanma riskiniz veya biyomekanik yatkınlıklarınız test edilebilir. Kas doku uyumu, egzersiz sırasındaki kan dolaşımı ve oksijen seviyesi gibi koşullar kontrol edilmelidir. Bu gibi koşullar özellikle spor tutkunları ve profesyoneller için daha çok önemlidir.

Gen varyantlarınıza göre hem sizin için en uygun antrenman seçimini belirliyor hem de potansiyelinizi en üst seviyeye çıkarabilmek amacıyla önerilerde bulunuyoruz. Amatör, profesyonel veya olimpiyatlara hazırlanan elit sporcular için giderek daha önemli hale gelen DNA analizleri sizi madalyaya bir adım daha yaklaştırır.

kadın sağlığı ve doğum eklenecek tüp bebek

Tüp Bebek

Tüp Bebek Tedavisi, kadından yumurta toplama ile elde edilen yumurta ve erkekten alınan spermin, laboratuvar ortamında birleştirilmesi / döllenmesi sonrası elde edilen embriyonun rahim içine nakledilmesidir.

Nedeni açıklanamayan kısırlık, enfeksiyon, tüplerde tıkanma, erkeğin sperm kalite düşüklüğü, kilo veya ileri yaştan kaynaklanabilen durumlarda tüp bebek yöntemi ile çiftler bebek sahibi olabiliyor.

Tüp bebek tedavisi, kadın üreme hücreleri olan yumurtaların ve erkek üreme hücreleri olan spermlerin toplanarak vücut dışında, laboratuvar ortamında bir araya getirilerek döllenmenin elde edilmesini sağlayan tedavi sürecini kapsamaktadır.

 

OBEZİTE CERRAHİSİ

Obezite Tanımı

Obezite; bireyin olması gerekenden fazla yağ biriktirmesi nedeniyle aşırı kilolu olması durumu olarak ifade edilmektedir.

Obezitenin nedenleri?

Çağımızın bir sağlık sorunu olan obezite; çok sayıda kişiyi etkilemektedir.  Genetik yatkınlık temelinde beslenme alışkanlıkları ve gıda maddelerinde ki cezbedici tatlar obeziteyi önüne geçilemez bir sorun haline getirmektedir. Sadece bir görüntü sorunu değil, büyük bir sağlık sorunudur.

Obezite ne gibi sağlık sorunlarına neden olur?

Başta kalp damar hastalıkları olmak üzere birçok hastalığa neden olmaktadır. Bu nedenlede obeziteyi bir hastalıklar bütünü olarak ele almak gerekir ve  bu hastalıkların hepsine birden metabolik sendrom denilmektedir. Metabolik sendromda en sık obezite, hipertansiyon, diyabet ve kan yağları yüksekliği görülmekle birlikte ek sağlık sorunlarıda ortaya çıkmaktadır. polikistik over, eklem rahatsızlıkları, disk hernisi (bel fıtığı), kolon ve meme kanseri,  depresyon ve daha pek çok hastalık sıralanabilmektedir.

Dünyada ve ülkemizde giderek artış gösteren Obezite sıklığı ile parelel olarak tüp mide ameliyatları da oldukça fazla gelişim göstermiştir. Bu gelişime paralel olarak Türkiye’nin pek çok bölgesinde de tüp mide ameliyatları yapılmaktadır. Günümüzde Obezite hastalarının cerrahi tedavisinde en fazla uygulanan yöntemler arasında tüp mide operasyonu yer almaktadır. Bu yöntem genellikle kilo vermek için medikal tedavi, sağlıklı zayıflama programları ve egzersiz gibi farklı yolları deneyen fakat başarılı olamayan kişilere uygulanmaktadır.

Tüp mide ameliyatı hastanın kilo vermesine yardımcı olan ve genel anestezi altında yapılan cerrahi bir operasyondur. Bu operasyonda amaç hastanın midesini küçültmektir. Laparoskopik yöntemi ile yapılan ameliyatlar sayesinde tüp mide operasyonu daha kolay yapılabilmektedir. Laparoskopik yöntemi kapalı ameliyat yöntemi olarak bilinir. Bu yöntem sayesinde hastaların iyileşme süreci de kısalmış olur.

Günümüzde Obezitenin en etkili ve en kalıcı tedavisi obezite cerrahisi ile sağlanmaktadır.

Döllenen yumurtalar bölünmeye başlayıp, embriyo adı verilen ilk gelişim aşamalarını laboratuvar ortamında geçirirken, anne adayının rahmine yerleştirilir. Bu aşamadan sonra elde edilen gebeliğin doğal yollarla oluşan gebeliklerden farkı kalmaz.

RADYOLOJİ

Bilgisayarlı Tomografi (BT) Nedir?

Tomografi; Yunanca kesim, dilim, kısım anlamına gelen Tomos kelimesi ile yazmak, kaydetmek anlamına gelen Graphein kelimelerinden gelir.

Bilgisayarlı Tomografi ( BT ), vücut içindeki alanların ayrıntılı resimlerini veya taramalarını oluşturmak için özel röntgen ışını kullanılan bir görüntüleme yöntemidir. Farklı açılardan çekilen röntgen görüntülerini birleştirerek kemik, damar ve yumuşak dokuların kesit görüntülerini oluşturur.

Bilgisayarla Tomografi (BT) Hangi Hastalıklarda Kullanılır?

Kemik kırıkları, bozuklukları veya kemik tümörlerinin teşhisinde                                                         İç organlardaki yaralanmalar ve iç kanamaların belirlenmesinde                                              Tümör, enfeksiyon veya kan pıhtısının vücuttaki konumunun belirlenmesinde                 Ameliyat, biyopsi veya radyasyon tedavilerinin planlanmasında                                      Biyopsi veya iğne aspirasyonu gibi belirli girişimsel işlemlerde görsel yardım sağlanması  Kanser, kalp hastalığı, akciğer nodülleri ve karaciğer kitleleri gibi hastalıkları belirlenmesinde Kemik direncinin ölçülmesi                                                                                                    Kanser tedavisi gibi bazı tedavilerin etkinliğinin izlenmesinde                                          Kanser evresinin belirlenmesinde                                                                                 Kolorektal kanser taraşında                                                                                               Böbrek ve mesane taşları                                                                                                Ülseratif kolit ve sinüzit gibi enflamatuar hastalıklar

KEMİK DANSİTOMETRİ

“Kemik DansitometriCihazımız ile; Kemik Taraması ve Ölçümü yapmaktayız.”                        Kemik Yoğunluğu Kaybını Değerlendiren,                                                                                Kemik Mineral Kaybını Ölçen ,                                                                                            Kemik Erimesi, Kaybı ve Kırılganlık Riskini Belirleyen,                                                            Tarama Testi ve  Ölçüm Yöntemidir.                                                                                        40 Yaş Üstü Kadınlarda  Kemik Kütlesinde 10 Yılda %15 kayıp olmaktadır.                             Bu kayıp özellikle Menopoz ile hızlanmaktadır.                                                                 Erkeklerde tüm yaşam boyunca %20-30 kemik kaybı olmaktadır.                                                  Kemik Kütlesindeki Kayıp oranı arttıkça kırık riski de artmaktadır.

Mamografi

HAYAT KURTARAN TARAMA; MAMOGRAFİ

Meme kanserinin erken tanısını sağlayan,  40 yaş ve üzerindeki her kadının yılda bir kez yaptırması gereken bir sağlık taramasıdır.

UNUTMAYIN, MEME KANSERİNDE ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIR

Yapılan çalışmalar dünya çapında her 8 kadından birinin, meme kanseri riskiyle karşı karşıya kaldığını göstermektedir.  Meme kanserine erken tanı ve tedavi yapıldığında %90 oranında iyileşme gerçekleşmektedir.

“Mamografi Cihazımız ile; meme görüntülemesi yapılmakta ve bölümümüzde tanı ve tedavi  işlemleri yapılmaktadır.

Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG)

 MRG (EMAR)

Vücutta ayrıntılı resimler oluşturmak için güçlü mıknatıslar, radyo dalgaları ve bilgisayarın kullanıldığı bir testtir. Emar sıklıkla hastalıkları teşhis etmek veya tedaviye verilen yanıtı takip etmek için kullanılır. Taranan alanın boyutuna ve çekilen görüntü sayısına bağlı olarak 15 ila 90 dakika süren ağrısız bir işlemdir.

Emar (MR) neden çekilir?

MRG bir kişinin dokuları, organları ve iskelet sistemini incelemenin ameliyatsız bir yoludur. Emar ile çeşitli sorunlarını teşhis etmek için vücudun içine ait yüksek çözünürlüklü görüntüler elde edilir.

MRI, bir hastalığı veya hasarı tespit etmeye ve bir tedavinin etkinliğini izlemeye yardımcı olur. Vücudun farklı bölgeleri Emar ile görüntülenebilir. Yumuşak dokular ve sinir sistemi ile ilgili sorunları değerlendirmek için özellikle yararlıdır.

Renkli Doppler Ultrasonografi (RDUS)

Abdominal Aort RDUS

Karotis-Vertebral RDUS

Alt Extremite Arteriyel RDUS

Alt Extremite Venöz RDUS

Üst Extremite Arteriyel RDUS

Portal Ven RDUS

Renal RDUS

Pelvik RDUS

Obstetik Doppler US

Penil Doppler US

Skrotal US

Renkli Doppler Ultrason görüntüleme tekniğinin bir türü olarak yüksek frekanslı ses dalgalarını kullanan tıbbi bir görüntüleme yöntemidir. Genellikle damarlardaki kan akışının tespit edilmesi için kullanılır. Yüksek frekanslı ses dalgaları kan damarlarının görüntüsünü elde etmek için başvurulan bir tekniktir.

RÖNTGEN

Röntgen, radyolojik tanı yöntemlerinin en eskisidir. Kullandığı enerji X ışınıdır ve vücudun iç kısmının resimlerini oluşturur. Resimler vücudun bölümlerini farklı siyah ve beyaz tonlarında göstermektedir. Bunun nedeni, farklı dokuların farklı miktarlarda radyasyon emmesidir.

Doktorunuz, acı ya da rahatsızlık hissettiğiniz bir bölgeyi incelemek, teşhisi yapılmış bir hastalığın gelişim takibi ve öngörülen bir tedavinin ne kadar işe yaradığını kontrol etmek için röntgen isteyebilir. X ışınları, bazı tıbbi prosedürler sırasında doktoru ve cerrahı yönlendirmek için de kullanılabilir.

Röntgen, vücut içini x ışınları ile görselleştirir. Pek çok doku ve kemiklerin görüntülenmesinde yaygın olarak kullanılır ve ağrısız bir tetkiktir.

Hastalıkların teşhis, takip ve tedavi süreci için çok faydalıdır.

Röntgen çekimleri, hastanelerin röntgen bölümlerinde radyografi uzmanları tarafından yapılır. Ancak diş hekimleri gibi diğer bazı sağlık uzmanları tarafından da uygulanabilir.

Radyografik muayene, vücudun iç kısımlarının röntgen teknikleri ile görüntülenmesini sağlayan birçok çalışmayı kapsar. X ışınının neden olduğu radyasyon maruziyeti düşüktür, çoğu durumda testlerin faydaları risklerinden daha ağır basmaktadır.

ULTRASONOGRAFİ

Birçok hastalığın ön teşhisinde kullanılır, ancak daha çok karın organları gibi ses dalgalarının kolayca geçebileceği konumdaki organların tetkikinde etkili bir inceleme yöntemi olarak kullanılır. Ultrason, insan kulağının işitemeyeceği kadar yüksek frekanslı ses dalgalarını kullanarak iç organları görüntüleyen bir tanı yöntemidir. Bu inceleme yönteminde X ışını yoktur ve radyasyon ortaya çıkmaz. Bu nedenle gebelerde ve bebeklerde rahatlıkla kullanılabilir.

Cihazdan gönderilen ses dalgaları, hasta vücudundan yansıdıktan sonra gene aynı cihaz tarafından algılanır. Yansıma farklılıkları organdan organa değişir. Bu nedenle farklı yalakların olduğu yapılar, farklı görüntüler verir. Normal yapılar içindeki bir tümör ya da kist, ses demetlerini farklı yansıttığı için farklı yapıda gözlenir ve tanı konulur.

SAÇ EKİMİ

Saç nakli, kelliğe dirençli olan göğüs, bacak-kol, genital bölge vücut bölgelerinden, özellikle de enseye yakın başın arka tarafından alınan saç köklerinin, saçların döküldüğü bölgeye taşınması işlemine denir.

SAÇ EKİMİ NASIL YAPILIR?

Saç ekimi sırasında saç kökleri mikro motorla silindirik uçlar yardımıyla tek tek toplanmaktadır. Greft olarak tanımlanan saç köklerinde ikili üçlü saç hücreleri olur. Bunlar yapılmadan lokal anestezi uygulandığı için, saç ekimi sırasında acı duyulmaz. Kişinin saçsız alanındaki gereksinime göre, aynı zamanda saçlı alanın durumuna göre, tek seans içinde 2000-5000 greft alınabilir.

Bundan fazla saç köküne ihtiyaç duyulursa, ikinci bir seans yapılabilir. Saç köklerinin çıkarıldığı yerde beyaz noktacık şeklinde izler kalır ancak bunlarda bir süre sonra görünmeyecek kadar düzelir. Bu yüzden FUE saç ekimi izsiz yöntem olarak anılır.

SAÇ EKİMİ ÖNCESİ DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER NELERDİR?

Saç ekimi öncesine kişinin saç analizi özenle yapılmalıdır. İhtiyaç duyduğu saç kökü miktarı, saçlı alandaki saç kökleri titizlikle değerlendirilmelidir. Herkese özel bir saç analizi yapılması ve saç ekimine bu şekilde başlanması başarıyı olumlu yönde etkileyecektir.

SAÇ EKİMİ NE KADAR SÜRER?

Saç ekimi işlemi kişinin ihtiyacı olan saç kökü miktarına bağlı olarak, saç ekimine karar verilmesi, gereken analizlerin yapılması, saç ekiminde kullanılan tekniğe göre herkeste farklı sürelerde gerçekleşebilir. Normal olarak Fue tekniği ile yapılan seanslar 4-6 saat arasında sürer.

SAÇ EKİMİ AĞRILI BİR İŞLEM MİDİR?

Saç ekimi gelişen teknolojiyle ve kullanılan yöntemlerle ağrılı bir işlem olmaktan çıkmıştır. Hem saç köklerinin alındığı donör saha, hem de saç köklerinin nakil edildiği alanda lokal anestezikler kullanıldığı için, ayrıca kesi yapılmadığı için saç ekimi ağrılı bir işlem olmaktan çıkmıştır.

EKİLEN SAÇLAR NASIL ÇIKAR?

Ekilen saçlar ilk aşamada dökülmeye başlar. Ancak bu dökülme sadece saç tellerinin kırılması şeklindedir. Daha sonra ekilmiş olan saç kökleri sağlıklı bir şekilde büyüyerek yaklaşık 6-10 ay içinde gerçek görünümüne kavuşur.

KAÇ ÇEŞİT SAÇ EKİM TEKNİĞİ VARDIR?

Saç ekimi yöntemleri Fue ve Fut tekniği olarak uygulanır. Fut tekniği ile saç ekimi daha zahmetli olduğu için ve kesi yapıldığı için son zamanlarda daha az kullanılmaya başlanmıştır. Fue tekniği ise hem hastalar ve hem de saç ekim uzmanı açısından konforlu bir yöntem olduğu için daha fazla kullanılmaktadır. Ayrıca son zamanlarda lazer ile saç ekimi uygulamaları da yapılmaktadır. Lazer saç köklerindeki kök hücreleri uyararak, saçların daha yoğunlaşmasını sağlar.

PRP TEDAVİSİ

SAÇ TEDAVİSİ VE ORTOPEDİK TEDAVİ

 

PRP tedavisi kişinin kendi kanından elde edilen plazma ile yavaşlayan hücre yenilenmesinin yeniden sağlamasıdır. PRP tedavisiyle cilt gençleştirme, saç tedavisi ve ortopedik rahatsızlıkların tedavisi yapılabilmektedir.

PRP SAÇ TEDAVİSİNDE

uygulaması kanda bulunan trombosit denen onarıcı hücre bakımından zengin plasmanın saç derisine uygulanmasıdır. Hastanın kendi kanından elde edilen trombosit bakımından zengin serum saç dökülmesinin yoğun olarak yaşandığı bölgeye enjekte edilir.

PRP TEDAVİSİ SAÇSIZLIKTA VE SAÇ DÖKÜLMESİNDE ŞÖYLE KULLANILIYOR:

Öncelikle kişiden alınan kan steril şartlarda özel bir tüpün içine konulur.

Ardından içinde jel bulunan bir tüpe yerleştirilir.

Sonra tüp santrifüje konularak yaklaşık 5- 8 dakika kanın içindeki maddelerin ayrıştırılması sağlanır.

Kanın tronbositlerden ve büyüme faktörlerinden zengin plazma kısmı ayrıştırılmış olur.

Elde edilen bu zengin karışım, saçlı deride eğer hala kıl kökleri yer alıyorsa ve canlıysa enjeksiyon yardımıyla uygulanır. Böylece bu köklerden yeni saç çıkar ve mevcut saç telleri kalınlaşır.

Bu yöntem tamamen saçlarını kaybetmiş ve kıl kökleri ölmüş kişilerde başarılı olamaz. Başarılı olması için kıl köklerinin canlı olması gerekir.

Yöntem 15 günde bir ortalama 6-8 seans, kişinin durumuna göre, aralarda saç mezoterapisi denilen vitamin enjeksiyonlarıyla kombine edilir. Kürü tamamlandıktan sonra yılda 1-2 kez enjeksiyonlarla işlemin devamı sağlanabilir.

PRP  ORTOPEDİK RAHATSIZLIKLARIN TEDAVİSİNDE

Omuz döndürücü kılıf yaralanma ve problemleri, tenisçi-golfçü dirseği, aşil tendiniti, kuadriseps ve patellar tendinit, adduktor tendinit, topuk dikeni,  biseps yaralanmaları gibi hastalıklarda kullanılmaktadır. Menisküs problemlerinde ve diz kireçlenme, kıkırdak lezyonlarında da yapılmaktadır.

PRP TEDAVİSİ ORTOPEDİK RAHATSIZLIKLARDA ŞÖYLE KULLANILIYOR:

Hastadan damar yolu ile 30-60 mililitre venöz kan alınır.

Alınan kan santrifüj tüpüne konulur. 10-15 dakika santrifüjlenir.

Kit’e göre değişmek kaydı ile önce enjektörle serum alınır, daha sonra trombositler alınır. Az bir miktar serum trombositlerle karıştırılır.

Uygulama bölgesi temizlenir. Hastalıklı bölgeye materyel enjekte edilir.

Sonrasında özel bir önleme gerek yoktur.

Bu uygulama öncesi anti-enflamatuvar ilaçlar 5-7 gün kesilmeli, kortizon kullanımına ara verilmelidir.